Yaşlıda İşleme Esas Sağlık Raporu

Bilimsel çalışma Yaş Büyüklüğü Hallerinde Hukuki İşlem Ehliyetinin Değerlendirmesinde “İşleme Esas Sağlık Raporu” Düzenlenmesi Gerekliliği

Toprak S, Aytaç HM, Erbaş R, Erbaş Şahin M, Öztürk A, Yorulmaz AC

Adli Bilimler Dergisi / Turkish Journal of Forensic Sciences, 2024; 23(2): 7-16. Derleme yazısı.

Bu derleme, ileri yaştaki kişilerden noter ve tapu işlemleri öncesinde istenen sağlık raporlarının nasıl düzenlenmesi gerektiğini hukuk, adli psikiyatri ve adli tıp açılarından birlikte ele almaktadır. Çalışma; İstanbul Üniversitesi Adli Tıp, Psikiyatri ve Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri, İstanbul Barosu’ndan bir avukat ve Adli Tıp Kurumu’ndan bir uzman hekimin ortak çalışmasıdır.

Çalışmanın çıkış noktası

Yaşlılık döneminde ekonomik istismar yaygın bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 yılını kapsayan bir araştırmasına göre 60 yaş ve üzerindekilerin %15,7’sinin ekonomik istismar mağduru olduğu düşünülmektedir. Ülkemizde yapılan bir tez çalışmasında, ileri yaştaki kişilerin %13,6’sının bir başkası tarafından malını satmaya zorlandığı, %17,9’unun maddi değeri olan eşya ve paralarının izinleri dışında alındığı, %55,7’sinin ise başkasına finansal destekte bulunmaya zorlandığı bildirilmiştir.

Ekonomik istismarın yollarından biri, 65 yaş üstü kişiler hakkında vasiyet, vekaletname ve evlilik gibi işlemleri onaylatmak amacıyla kullanılan sağlık raporlarıdır. Çalışma, bu raporların mevcut düzenlenme biçimindeki yapısal sorunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Temel sav: yaş, tek başına bir ehliyet ölçütü değildir

Türk hukukunda belirli bir yaşın üzerinde olmayı hukuki işlem engeli sayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna karşın uygulamada, altmış beş yaşın üstündeki kişilerden işlem öncesinde rutin olarak sağlık raporu istenmesi yönünde bir pratik gelişmiştir.

Çalışmada bu pratiğin, kişinin özerkliğini ihlal ettiği ve yeterliliğini gereksiz yere sorgulattığı; insan haklarına ve insan onuruna aykırı düştüğü savunulmaktadır. Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’nin ayrımcılık yasağını düzenleyen 21. maddesinde “yaş”, cinsiyet ve etnik köken gibi bir ayrımcılık nedeni olarak sayılmıştır. Türkiye’de de Yüksek Sağlık Şurası’nın 20-21 Şubat 2003 tarih ve 10642 sayılı Tavsiye Kararında, mevzuatta öngörülmemesine rağmen 65 yaş üstü kişilerden zorunlu sağlık raporu aranmasının ayrımcılık yasağına aykırı olduğuna dikkat çekilmiştir.

Mevzuat da bu yöndedir. Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 91. maddesi, temyiz kudretinin doktor raporuyla saptanmasını yalnızca kişinin yaşlılık, hastalık veya dış görünüşü itibarıyla yeteneğinden şüphe edilmesi ya da bu konuda ihbar bulunması hâline bağlamıştır. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 13. maddesi de raporu, müdürlüğün istem sahibinin ifade, tavır ve davranışlarından şüpheye düşmesi koşuluna bağlamaktadır. Yani ölçüt yaş değil, somut şüphedir.

“Akli meleke raporu” adlandırması neden yanlıştır?

Çalışmada, uygulamada yerleşmiş olan bu adlandırmanın hem tıbbi hem hukuki yönden hatalı olduğu belirtilmektedir. Değerlendirmenin konusu genel bir zihinsel durum değil, belirli bir işlem bakımından ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 13. maddesi, ayırt etme gücünü hangi hâllerde bulunduğu değil, hangi hâllerde bulunmayabileceği noktasından düzenlemiştir. Buradan çıkan kural şudur: ayırt etme gücünün varlığı esastır; aksini ileri süren, yokluğunu ispatlamakla yükümlüdür.

Ayırt etme gücü işlemden işleme değişir

Fiil ehliyeti, hak ehliyetinin aksine genel değil, belirli bir fiile yönelik bir ehliyettir. Bir kişi basit günlük işler için ayırt etme gücüne sahipken, karmaşık bir mali işlemde aynı güce sahip olmayabilir.

Çalışmada bu ilkenin klinik karşılıkları örneklerle ortaya konmaktadır:

  • Hafif bilişsel bozukluk: Kişi mahkemede ifade verebilecek ve basit işlemleri yapabilecek durumdayken; miras işlemleri, mülkiyet devri, vasiyetname veya kefalet gibi karmaşık kararlar bakımından yeterli olmayabilir. Bu tabloda tam kısıtlama yerine, düzenli aralıklarla denetlenecek nitelikte yasal danışmanlık önerilebilir.
  • Alzheimer hastalığı: Erken evrede kişi kendi adına usul işlemlerini yapabilir ve dava ehliyetine sahiptir; orta ve geç evrelerde kural olarak sahip değildir.
  • Şizofreni: Tedavisini düzenli kullanan ve iç görüsü tam olan bir bireyin uzun remisyon döneminde sigorta veya kira sözleşmesi gibi işlemleri yerine getirebildiği, sağlık kurulu raporuyla evlenmesinde de sakınca bulunmadığı kabul edilmektedir.
  • Hezeyanlı bozukluk: Mevcut sanrılar finansal kararları etkilemiyorsa, kişinin mali konulardaki fiil ehliyeti tam kabul edilebilir.

Bunun tersi de doğrudur: nöropsikiyatrik hastalığı bulunmayan bir yaşlıda da her işlem için ehliyetin bulunduğu sonucuna doğrudan varılamaz.

Mali kapasitenin değerlendirilmesinde bakılan alanlar

Finansal ehliyet muayenesinde işleme özgü sanrı, varsanı veya bilişsel işlev bozukluğu olup olmadığı araştırılır. Çalışmada beş alan sayılmaktadır: yönelim (mali belgeleri zamanında ödeme konusunda oryantasyon), bellek (işlemleri ve kararları takip edebilmek için zaman dilimlerini hatırlama), genel bilgi (varsa yatırımlarının bulunduğu alandaki gelişmelerden haberdar olma), hesaplama yeteneği (gelir ve giderleri dengede tutabilme) ve yargılama (doğru ile yanlışı ayırt etme, sonuçları öngörme).

Vasiyet ehliyetinin değerlendirilmesinde ayrıca kişinin malvarlığının niteliğini, vasiyet hazırladığını ve doğal mirasçılarının kimler olduğunu bilmesi aranır.

Lucid interval ve “önemli kesinti”

Uygulamada, tıbbi epikrizde nörodejeneratif hastalık ya da gerçeği değerlendirme yetisini bozan bir psikopatoloji tanısı bulunduğunda, hukuki işlemlerin tamamı için ehliyetin azalmış veya bulunmadığı yönünde rapor düzenlenebilmektedir. Oysa hastalık atakları arasındaki sağlıklı zaman aralıklarında (lucid interval) kişinin işlemi algılayarak imzalamış olabileceğini gösteren çalışmalar vardır.

Bunun tersi de mümkündür: ehliyeti bulunan bir kişi, vasiyetname hazırlarken yanında bulunan bir kişinin etkisiyle “önemli kesinti” niteliğinde bir davranışa maruz kalmışsa ve bu geriye dönük olarak kanıtlanabiliyorsa, işlemin veya vasiyetnamenin tamamının iptaline gidilebilmektedir.

Çalışmanın önerileri

Derleme, hukuki ehliyet raporlarının ceza ehliyeti raporlarındaki gibi işleme ve tarihe özgü düzenlenmesi gerektiği sonucuna varmakta ve beş öneride bulunmaktadır:

  1. Muayeneye gönderilen kişi hakkında rapor istenen işlemin niteliği ve zamanı istem yazısında açıkça belirtilmeli, rapor sonucu da sorulan işleme yönelik düzenlenmelidir.
  2. Muayene öncesinde kişinin tıbbi özgeçmişini içeren kayıtlara ulaşılmalı; mahkemece yönlendirilen kişiler için taraf ifadelerini içeren adli tahkikat dosyası incelenmeli, gerekirse sosyal inceleme raporu istenmelidir.
  3. Anamnez ayrıntılı alınmalı, hasta yakınları da dinlenmeli, geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış standardize nöropsikiyatrik testler kullanılmalı; hangi testin uygulandığı, sonuçların ne olduğu ve testin orijinal nüshasının kayıt altına alındığı raporda açıkça belirtilmelidir.
  4. İlk üç maddede eksiklik bulunması hâlinde konsültasyon veya sevk ağı kullanılmalıdır.
  5. Rapor sonucu, ceza ehliyeti raporlarında olduğu gibi “ilgili tarihte, sorulan ilgili işleme yönelik hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı” biçiminde ifade edilmelidir.

Beşinci öneri, çalışmanın özüdür: “kişi ehliyetlidir” ya da “ehliyetsizdir” biçiminde genel bir sonuç, tıbben de hukuken de karşılığı olmayan bir ifadedir.

Kimler için önemli?

Rapor düzenleyen hekimlerMuayenenin işleme özgü şekillendirilmesi ve raporun sonradan iptale yol açmayacak biçimde yazılması.
AvukatlarMevcut bir ehliyet raporunun metodolojik yeterliliğinin denetlenmesinde ölçüt seti.
Noterler ve tapu görevlileriRapor talebinin hangi hâllerde meşru olduğu; yaşa dayalı rutin talebin hukuki sakıncası.

İlgili sayfa

Bu çalışma, geriye dönük hukuki ehliyet değerlendirmesinde kullandığım yöntemin bilimsel dayanağını oluşturmaktadır. Devam eden bir uyuşmazlıkta somut bir vekaletname, satış, bağış veya vasiyetname işleminin geçerliliği tartışılıyorsa, Yaşlıda vekaletname, miras, evlilik sayfasını inceleyebilirsiniz.

Atıf için Toprak S., Aytaç H. M., Erbaş R., Erbaş Şahin M., Öztürk A., Yorulmaz A. C. Yaş Büyüklüğü Hallerinde Hukuki İşlem Ehliyetinin Değerlendirmesinde “İşleme Esas Sağlık Raporu” Düzenlenmesi Gerekliliği. Adli Bilimler Dergisi / Turkish Journal of Forensic Sciences, 23 (2): 7-16; 2024.

Mevcut bir ehliyet raporunun bilimsel yeterliliğini tartışıyorsanız, siz ya da vekiliniz iletişime geçebilirsiniz.

Bilimsel Mütalaa Talep Edin