Darp Raporuna İtiraz
Elinizdeki darp raporunda yazılanların eksik ya da hatalı olduğunu düşünüyorsanız — ya da aleyhinize düzenlenmiş bir raporu mahkemede sorgulatmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz.
Başvurunuzu ister kendiniz ister vekiliniz iletebilir; ancak süreci yürütebilmeniz için mutlaka bir avukatınızın bulunmasını tavsiye ederim.
Rapordaki eksikliğin tespiti
Muayenenin, belgelemenin ve yorumun bilimsel ölçütlere uygunluğunun değerlendirilmesi.
Basit tıbbi müdahale ayrımı
Fiilin etkisinin hafif sayılıp sayılamayacağının bilimsel verilerle tartışılması.
Mahkemede itiraz
Eksik ya da hatalı düzenlenmiş adli muayene raporlarına bilimsel mütalaayla itiraz.
Ülkemizde her yıl yüz binlerce kasten yaralama dosyası soruşturulmaktadır. Bu dosyaların büyük bölümünde hâkimin önündeki tek tıbbi belge, olay gecesi düzenlenen adli muayene raporudur — halk arasındaki adıyla darp raporu.
Bu raporda yazılanlar, fiilin hukuken ne kadar ağır sayılacağını doğrudan belirlemektedir. Aynı olay için “basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir” ifadesinin bulunması ya da bulunmaması, verilecek cezayı değiştirmektedir.
Aslına bakılırsa, adli muayene raporu bir tıbbi işlemin ürünüdür ve her tıbbi işlem gibi denetlenebilir. İşte bu denetim çoğu dosyada hiç yapılmamaktadır.
Adli muayene raporları neden eksik kalmaktadır?
Sorun genellikle hekimin niyetinde değildir. Acil servis koşulları, muayene için ayrılan sürenin kısalığı ve bazı bulguların olay anında henüz ortaya çıkmamış olması, raporun eksik kalmasına yol açmaktadır.
Bir örnek üzerinden anlatayım. Kişi gece acil servise başvurmaktadır. Muayene kısa sürmekte, kolundaki iki morluk kaydedilmekte ve rapor kapanmaktadır. Ertesi gün boyunda ve göğüs bölgesinde yeni morluklar ortaya çıkmakta, sesinde kısılma ve yutkunurken ağrı gelişmektedir. Ancak elindeki rapor bir gün önce yazılmıştır ve bu bulguların hiçbirini içermemektedir.
Dosya mahkemeye gittiğinde, hâkimin önünde yalnızca o kısa muayeneye dayanan belge bulunmaktadır. Bu noktada vekilin bize başvurması hâlinde rapor, hastane kayıtları ve sonradan alınmış görüntüler bir arada incelenmekte; muayenenin hangi noktalarda eksik kaldığı bilimsel kaynakları ile birlikte ortaya konulmaktadır.
Raporunuzda hangi ifadelere dikkat etmelisiniz?
İncelediğim raporlarda en sık karşılaştığım eksiklikler şunlardır:
- Kontrol muayenesinin yapılmamış olması. Morluk ve şişlik her zaman hemen görünmez; derin dokudaki kanamanın cilde yayılması bir iki gün alabilmektedir. Bu nedenle olaydan hemen sonra yapılan muayenede bulgu saptanmaması, yaralanma bulunmadığı anlamına gelmemektedir. Adli tıp rehberi bu tür durumlarda kontrol muayenesi yapılmasını öngörmektedir. Morluklar sonradan çıktıysa ve rapora hiç yansımadıysa, bu önemli bir eksikliktir.
- Gereken görüntülemenin istenmemiş olması. Burun kemiği, kaburgalar ile el ve ayaktaki küçük kemik kırıkları elle muayenede atlanabilmektedir. Film çekilmemişse, raporda yer alan “kırık saptanmamıştır” ifadesi bir bulgu değil, yalnızca bakılmamış olduğunun kaydıdır. Kemik kırığı cezanın ağırlığını doğrudan değiştirdiğinden bu ayrım önem taşımaktadır.
- Boyun bölgesine bası olduğu hâlde sorgulanmaması. Boğaz sıkma çoğu zaman dışarıdan iz bırakmamaktadır. Hekimin sorması gereken hususlar vardır: seste kısılma, yutkunurken ağrı, göz veya göz kapaklarında noktasal kanamalar, bilinç kaybı. Bunlar sorulmadıysa muayene eksik kalmıştır. Üstelik bu bulguların önemi yalnızca hukuki değildir; araştırmalar, ölümle sonuçlanmayan boğaz sıkmanın daha sonra yaşanabilecek çok daha ağır şiddetin önemli bir göstergesi olduğunu bildirmektedir.
- Olayın ruh sağlığına etkisinin değerlendirilmemesi. Kanun bu hususu da dikkate almaktadır. Bedensel yaralanma hafif olsa bile olayın ruhsal etkisi ağır olabilmektedir. Raporlarda bu başlığın çoğunlukla hiç açılmadığını görmekteyim.
- Yüzdeki izin çok erken değerlendirilmesi. Yüzdeki bir yaralanmanın kalıcı iz bırakıp bırakmayacağı, iyileşme tamamlanmadan söylenemez. İlk günlerde verilen “iz kalmayacaktır” değerlendirmesi bilimsel dayanaktan yoksundur.
- Yaralanmaların özensiz kaydedilmesi. Raporda yalnızca “sol kolda morluk mevcuttur” yazıyorsa, bu kayıt sonradan hiçbir değerlendirmeye elvermemektedir. Yaralanmanın yeri, boyutu ve biçimi ölçülerek yazılmalı, yanına cetvel konularak fotoğraflanmalıdır.
Kanun neye bakmaktadır?
Kasten yaralamada kanun, fiilin ağırlığına göre farklı cezalar öngörmektedir. Uygulamada en çok tartışılan ayrım, fiilin etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olup olmadığıdır. Raporda bu ifade bulunduğunda olay hukuken daha hafif sayılmakta ve ceza düşmektedir.
Bunun ötesinde kanun; yaşamın tehlikeye girmesini, bir organ veya duyunun işlevinin yitirilmesini ya da sürekli zayıflamasını, yüzde sabit iz kalmasını, konuşmada sürekli zorluk oluşmasını, kemik kırığı ve çıkığını daha ağır saymaktadır. Kemik kırığı bulunduğunda, kırığın hayat fonksiyonlarını ne ölçüde etkilediğine göre hafif, orta veya ağır ayrımı yapılması gerekmektedir. Raporlarda bu ayrımın gerekçesiz bırakıldığına sıkça rastlamaktayım.
Bu değerlendirmelerin nasıl yapılacağı, adli tıp uzmanları için hazırlanmış resmî rehberde ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Bir raporun bilimsel yeterliliği öncelikle bu rehbere uygunluğu üzerinden değerlendirilmektedir.
Sonuç ne olursa yazılır
Mütalaanın amacı mevcut raporu çürütmek değil, bilimsel olarak savunulabilir olup olmadığını ortaya koymaktır. İnceleme sonunda üç sonuçtan biri çıkmaktadır: rapordaki değerlendirme yerindedir; rapor eksik veriye dayanmaktadır; ya da rapor eldeki bulguların taşımayacağı bir kesinlikle yazılmıştır.
İlk sonuç çıkarsa bu da aynı açıklıkla yazılır. Sonucu baştan taahhüt edilmiş bir uzman görüşünün mahkeme önünde ağırlığı bulunmamaktadır; mütalaanın değeri, bağımsız hazırlanmış olmasından gelmektedir.
Başvuru ve ücretlendirme süreci
Başvuruyu kimin ilettiği belirleyici değildir; kendiniz de başvurabilirsiniz. Ancak dosyanızda mutlaka bir avukatınızın bulunmasını tavsiye ederim. Hazırlanan mütalaanın bir değer taşıyabilmesi için dosyaya süresi içinde ve usulüne uygun biçimde sunulması gerekmektedir; bu ise ancak bir vekilin yürüteceği işlemle mümkün olmaktadır. Avukatı bulunmayan kişilerde, hazırlanan mütalaa çoğu zaman dosyaya hiç girememekte ya da geç kaldığı için değerlendirilememektedir.
Avukatınız yoksa, bulunduğunuz ildeki baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
- İletişime geçilir — Telefon veya e-posta ile dosya hakkında kısa bilgi verilir.
- Ön değerlendirme ücreti — Ön değerlendirme ücreti yatırıldıktan sonra başvuru incelenir ve dosyanın mütalaaya uygunluğu belirlenir. Bu aşamada gerçekçi olmayan bir beklenti varsa açıkça bildirilir.
- Ücret takdiri — Mütalaa hazırlanmasına karar verilirse, dosyaya özgü ücret belirlenir ve bildirilir.
- Mütalaa hazırlanır — Darp raporu, hastane kayıtları, görüntüleme sonuçları, fotoğraflar ve dava belgeleri incelenir; gerekirse muayene yapılır ve diğer uzmanlık dallarından meslektaşlarla birlikte çalışılır. Genellikle bir hafta içinde teslim edilir.
Gönderilen belgeler gizli tutulmakta; hiçbir yerde yayımlanmamakta ve üçüncü kişilerle paylaşılmamaktadır.
Neden bağımsız bir adli tıp uzmanına ihtiyaç duyarsınız?
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi sıfatıyla hazırlanan mütalaalar mahkemelerde akademik otorite taşımaktadır. Kasten yaralama dosyalarında ortaya çıkan tıbbi sorunlarda hâkimlerin ihtiyaç duyduğu ayrıntılı bilimsel inceleme, üniversite öğretim üyelerinin hazırladığı mütalaalarla karşılanmaktadır.
Adli tıp ve halk sağlığı olmak üzere iki uzmanlık dalında, 25 yılı aşkın deneyimle; tarafsız, belgelenmiş ve güncel bilimsel verilere dayalı mütalaalar hazırlıyorum.
Sık sorulan sorular
Darp raporuna itiraz edilebilir mi?
Edilebilir. Adli muayene raporu kesin delil değildir; dosyadaki diğer deliller gibi tartışılabilir. Bağımsız bir adli tıp uzmanının hazırladığı bilimsel mütalaa, bu itirazın bilimsel dayanağını oluşturur.
Bilimsel mütalaa nedir?
Dosyadaki tıbbi konularda bağımsız bir uzman tarafından hazırlanan ve mahkemeye sunulan yazılı bilimsel görüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu m.67 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.293 kapsamında kanuni dayanağı bulunmaktadır. “Uzman görüşü” ve “bilimsel görüş” terimleri de aynı anlamda kullanılır.
Bilirkişi raporu ile arasındaki fark nedir?
Bilirkişi mahkeme tarafından atanır ve her iki tarafa karşı bağımsızdır. Bilimsel mütalaa ise taraflardan birinin talebiyle hazırlanır. Her ikisi de dosyada delil olarak değerlendirilir; hâkim hiçbiriyle bağlı değildir.
Avukatım yok, kendim başvurabilir miyim?
Başvurabilirsiniz; başvuruyu kimin ilettiği belirleyici değildir. Ancak dosyanızda mutlaka bir avukatınızın bulunmasını tavsiye ederim. Hazırlanan mütalaanın dosyaya süresi içinde ve usulüne uygun sunulması gerekir; bu da bir vekilin yürüteceği işlemle mümkündür. Aksi hâlde hazırlanan mütalaa dosyaya hiç giremeyebilir. Avukatınız yoksa bulunduğunuz ildeki baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
Olaydan uzun süre geçti, artık geç mi?
Muayene bulguları geçmiş olabilir; ancak mevcut rapor incelenebilir. Raporun kendi içinde tutarlı olup olmadığı ve gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı yıllar sonra da değerlendirilebilir.
Şüpheli konumundayım, raporun aleyhime hatalı düzenlendiğini düşünüyorum. İnceleme yapılır mı?
Yapılır. Rapor her iki tarafın da aleyhine hatalı olabilmektedir. Değerlendirme, talebin kimden geldiğine göre değil dosyadaki bulgulara göre yapılmaktadır.
İstanbul dışındaki dosyalar için hizmet veriliyor mu?
Veriliyor. Belgeler e-posta veya kargo yoluyla iletilebilir. Muayene gerektiren durumlarda İstanbul’da randevu planlanabilir.
Süreç ne kadar sürer?
Dosyanın hacmine göre değişmektedir; ön değerlendirme aşamasında süre bildirilir.
Şiddete uğradıysanız ve hâlen tehlikede olduğunuzu düşünüyorsanız
155 Polis İmdat · 112 Acil Sağlık · 183 Sosyal Destek Hattı
Bulunduğunuz ildeki Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne (ŞÖNİM) başvurabilir; 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı talep edebilirsiniz. Avukatınız yoksa bulunduğunuz ildeki baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.
Darp raporunuzdaki değerlendirmeyi sorgulatmak ister misiniz?
Siz ya da vekiliniz iletişime geçebilirsiniz. Dosyanızda bir avukatınızın bulunmasını tavsiye ederim.
Mütalaa Talep EdinKaynaklar
- Adli Tıp Kurumu, Adli Tıp Uzmanları Derneği, Adli Tıp Derneği. Türk Ceza Kanunu’nda Tanımlanan Yaralama Suçlarının Adli Tıp Değerlendirmesi Rehberi.
- Glass N, Laughon K, Campbell J, et al. “Non-fatal strangulation is an important risk factor for homicide of women.” Journal of Emergency Medicine 2008; 35(3): 329-335.
- Saukko P, Knight B. Knight’s Forensic Pathology. 4. baskı, CRC Press, 2015.
- Payne-James J, Jones R (ed). Simpson’s Forensic Medicine. 14. baskı, CRC Press, 2019.