Yaşlıda vekaletname, miras, evlilik
Bir aile büyüğünün verdiği vekaletname, yaptığı satış, bağış veya devir işleminin geçerliliğini tartışıyorsanız — ya da böyle bir iddiayla karşı karşıya kaldıysanız, doğru yerdesiniz.
İşlemin yapıldığı tarihte kişinin hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı, geriye dönük olarak tıbbi kayıtlar üzerinden değerlendirilebilir.
Yaşlı bir kişinin para ve mallarının ele geçirilmesi

Yaşlının ekonomik istismarı, yani ileri yaştaki bir kişinin para ve mallarının elinden alınması, sanılandan sık karşılaşılan bir durumdur. Hem dünyada hem ülkemizde yaşlı nüfus hızla artmakta, buna bağlı olarak yaşlı nüfusla ilgili adli tıbbi sorunlar da artmaktadır.
Uygulamada en sık gördüğüm tablo şudur: ileri yaştaki bir kişi, çocuklarından birine vekaletname verir. Bu vekaletnameye dayanılarak taşınmazlar devredilir, banka hesapları boşaltılır ya da mal varlığı tek bir kişide toplanır. Durum çoğu zaman ancak kişinin vefatından sonra, miras paylaşımı sırasında ortaya çıkar. Diğer mirasçılar, işlemin yapıldığı tarihte anne veya babalarının bu işlemin anlam ve sonuçlarını kavrayacak durumda olmadığını ileri sürer.
Bu noktada mahkemenin ihtiyaç duyduğu şey hukuki bir tartışma değil, tıbbi bir kanaattir: kişi, o işlemi, o tarihte yapabilecek durumda mıydı?
65 yaş üstü noter işlemlerinde sağlık raporu zorunlu mu?
Hayır. 65 yaş üstü kişilerden noter işlemlerinde rutin olarak sağlık raporu istenmesi uygulaması kaldırılmıştır.
Adalet Bakanlığı, noter başvurularında yaşa dayalı rutin sağlık raporu zorunluluğunu kaldırmıştır. Rapor yalnızca belirli hâllerde istenebilir: kişinin yaşlılık, hastalık veya dış görünüşü itibarıyla ehliyetinden ciddi şüphe duyulması ya da bu yönde ihbar veya şikâyette bulunulması durumunda.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) de konuya ilişkin kararında, 65 yaş üstü kişilerden yalnızca yaşları nedeniyle rapor istenmesini yaş temelli ayrımcılık yasağının ihlali olarak değerlendirmiştir. Kararda, yaş temelli genelleme yapılamayacağı, herkesin işlem ehliyeti yönünden bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 65 yaş üstü olmanın tek başına ehliyetsizlik karinesi oluşturmadığı belirtilmiştir. Somut şüphesi bulunmadan rapor talep eden noter hakkında idari para cezasına da hükmedilmiştir.
Tapu işlemlerinde de durum benzerdir: Tapu Sicili Tüzüğü uyarınca tapu müdürlüğü yetkilisi, ancak kişinin davranışları nedeniyle şüpheye düşerse rapor talep edebilir.
Rapor zorunluluğunun kaldırılması neden sonradan uyuşmazlık yaratıyor?
Bu düzenleme, kişilerin onurunu koruması bakımından yerindedir. Ancak beraberinde pratik bir sonuç getirmiştir: bugün düzenlenen pek çok vekaletname, satış veya bağış işleminde, işlem anına ait hiçbir ehliyet kaydı bulunmamaktadır.
Rapor alınmış olsa dahi sorun tamamen ortadan kalkmaz. Uygulamada bu muayenelerin eksik yapıldığını sıkça görmekteyim. Oysa değerlendirmede nöropsikiyatrik testler uygulanmalı, test sonuçları belgelenmeli ve ayrıntılı bir muayene yapılmalıdır. Bunlar yapılmadan düzenlenmiş bir rapor, sonradan tartışma konusu olmaya açıktır.
Fiil ehliyeti nedir?

Bir kişinin hukuki işlem yapabilmesi için fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Türk Medeni Kanunu’na göre fiil ehliyetinin üç unsuru vardır: ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamak. İleri yaştaki uyuşmazlıklarda tartışılan unsur, hemen her zaman ayırt etme gücüdür.
Ayırt etme gücü (temyiz kudreti), kişinin yaptığı eylemin anlam ve sonuçlarını kavrayabilmesi ve buna göre davranabilmesidir. Değerlendirmede kişinin bir seçimle karşı karşıya olduğunun farkında olması, mevcut seçenekleri yarar ve zararlarıyla birlikte anlaması ve işlemle ilgili etkenlere ilişkin bilgiye sahip olması aranır. Patolojik algı, düşünce ve yargılama süreçleri; şiddetli panik, depresyon, öfori veya öfke gibi duygusal dengesizlikler; bir başkasına bağımlılık niteliğindeki patolojik ilişkiler ayırt etme gücünü ortadan kaldırabilir.
Ehliyet, işlemden işleme değişir
Bu, uygulamada en sık gözden kaçan noktadır. Kişinin bir işlem için ehliyeti bulunurken bir başkası için bulunmayabilir. Değeri düşük bir taşınmazı satmak için yeterli olan ayırt etme gücü, karmaşık bir ticari işletmenin devri için yeterli olmayabilir. Bu nedenle değerlendirme “kişi ehliyetli miydi” sorusuna değil, “bu kişi bu işlem için ehliyetli miydi” sorusuna cevap arar.
Geriye dönük hukuki ehliyet değerlendirmesi nasıl yapılır?
Kişi hayatta değilse muayene mümkün olmaz; değerlendirme yalnızca işlem tarihine yakın döneme ait belgeler üzerinden yapılabilir. İncelenen başlıca kaynaklar şunlardır:
- İşlem tarihinden önceki ve sonraki dönemde alınmış hastane kayıtları, poliklinik ve acil servis notları
- Nöroloji ve psikiyatri muayene bulguları, varsa bilişsel değerlendirme testlerinin sonuçları
- Beyin görüntüleme incelemeleri ve bunların raporları
- Reçete ve ilaç kullanım kayıtları; özellikle bilişsel işlevleri etkileyebilecek ilaçlar
- Yatış, bakım evi veya evde bakım kayıtları, sağlık kurulu raporları
- İşlemin kendi içindeki tutarlılığı ve kişinin o dönemdeki diğer hukuki işlemleri
- Tanık beyanlarının tıbbi bulgularla uyumu
Amaç, kişinin genel olarak “hasta” olup olmadığını saptamak değil; o işlemi, o tarihte, anlam ve sonuçlarıyla kavrayıp kavrayamayacağını tartışmaktır.
Değerlendirmenin sınırları
Geriye dönük ehliyet değerlendirmesi, doğrudan muayeneye dayanan bir değerlendirmeden daha az kesindir. Kayıtlar yetersizse ulaşılabilecek sonuç da sınırlı olur ve mütalaada bu açıkça belirtilir.
İnceleme her zaman iddiayı desteklemez. Bulgular, işlem tarihinde kişinin ehliyetinin bulunduğunu gösteriyorsa mütalaada bu da aynı açıklıkla yazılır. Sonucu baştan taahhüt edilmiş bir uzman görüşünün mahkeme önünde ağırlığı bulunmaz.
Aynı nedenle bu değerlendirme her iki taraf için de yapılabilir. İşlemi gerçekleştirdiği için suçlanan tarafın da, işlem tarihinde ehliyetin mevcut olduğunu ortaya koyan bir bilimsel görüşe ihtiyacı olabilir.
Miras, vasiyetname ve bağış işlemleri
Aynı değerlendirme, vasiyetname ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi işlemler için de geçerlidir. Vasiyetnamenin iptali istemlerinde en sık ileri sürülen sebep, mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği sırada tasarruf ehliyetinin bulunmadığı iddiasıdır. Burada da belirleyici olan, işlem tarihindeki bilişsel duruma ilişkin kayıtlardır.
Demans veya Alzheimer tanısı tek başına yeterli mi?
Hayır. Tanının varlığı değil, işlem tarihindeki evresi ve kişinin bilişsel durumu belirleyicidir.
Erken evre demansta kişi pek çok işlem bakımından ayırt etme gücünü koruyor olabilir. Buna karşılık ileri evrede, tanı konulmamış olsa dahi ayırt etme gücü bulunmayabilir. Bu nedenle dosyada yalnızca tanı kodunun bulunması ya da bulunmaması tek başına sonuç doğurmaz.
Sık sorulan sorular
65 yaş üstü vekaletname için sağlık raporu zorunlu mu?
Rutin zorunluluk kaldırılmıştır. Rapor yalnızca kişinin ehliyetinden ciddi şüphe duyulması veya bu yönde ihbar ya da şikâyet bulunması hâlinde istenebilir. TİHEK, yalnızca yaşa dayanan rutin talebi ayrımcılık olarak değerlendirmiştir.
Yıllar önce verilmiş bir vekaletname sorgulanabilir mi?
Sorgulanabilir. Kişi hayatta olmasa dahi, işlem tarihine ait hastane kayıtları, muayene bulguları, görüntüleme ve ilaç kayıtları üzerinden geriye dönük değerlendirme yapılabilir. Ulaşılabilecek sonucun kesinliği, kayıtların niteliğine bağlıdır.
Vekaletname verildiği sırada alınmış bir sağlık raporu var. Bu tartışmayı bitirir mi?
Bitirmez. Raporun nasıl düzenlendiği önemlidir. Nöropsikiyatrik testler uygulanmadan ve bilişsel değerlendirme belgelenmeden düzenlenmiş bir rapor, bilimsel mütalaayla tartışılabilir.
Bu raporu hangi hekim düzenleyebilir?
Uygulamada nöroloji, psikiyatri veya sağlık kurulu tarafından düzenlenmektedir. Ancak mahkemeye taşınmış ya da itiraz gerektiren durumlarda, bağımsız bir adli tıp uzmanının değerlendirmesi ayrı bir belge niteliği taşır.
Yatalak bir hastadan vekaletname alınabilir mi?
Bedensel hareket kısıtlılığı ile ayırt etme gücü farklı şeylerdir. Yatalak olmak tek başına ehliyetsizlik anlamına gelmez; belirleyici olan kişinin bilişsel durumudur.
Karşı taraf konumundayım, aleyhime ehliyetsizlik iddiası var. İnceleme yapılır mı?
Yapılır. Değerlendirme, talebin kimden geldiğine göre değil dosyadaki bulgulara göre yapılır.
Süreç nasıl işler, ne kadar sürer?
Dosya iletildikten sonra ön değerlendirme yapılır ve mütalaaya elverişli olup olmadığı bildirilir. Ön değerlendirme ücreti yatırıldıktan sonra inceleme başlar ve dosyaya özgü ücret belirlenir. Mütalaa, dosyanın kapsamına göre genellikle bir ila üç hafta içinde tamamlanır.
Başvuruyu kendim yapabilir miyim?
Yapabilirsiniz; başvuruyu kimin ilettiği belirleyici değildir. Ancak dosyanızda bir avukatınızın bulunmasını tavsiye ederim; mütalaanın süresi içinde ve usulüne uygun sunulması ancak bir vekilin yürüteceği işlemle mümkün olmaktadır.
İstanbul dışındaki dosyalar için hizmet veriliyor mu?
Veriliyor. Belgeler e-posta veya kargo yoluyla iletilebilir. Muayene gerektiren durumlarda İstanbul’da randevu planlanabilir.
Bir vekaletname ya da devir işleminin geçerliliğini mi tartışıyorsunuz?
Dosyanızın değerlendirilmesi için siz ya da vekiliniz iletişime geçebilirsiniz.
Bilimsel Mütalaa Talep EdinKaynaklar
- Türk Medeni Kanunu, fiil ehliyetine ilişkin hükümler (4721 sayılı Kanun).
- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kararı — noter işlemlerinde yaşa dayalı rutin sağlık raporu talebinin ayrımcılık oluşturduğuna ilişkin.
- Karbeyaz K, ve ark. “Yaşlılık Nedeniyle Düzenlenen Fiili ve Hukuki Ehliyet Raporları; Eskişehir Deneyimi.” Adli Tıp Dergisi 2013; 27(1): 10-16.
- Toprak S, Aytaç HM, Erbaş R, Şahin ME, Öztürk A, Yorulmaz AC. “Yaş Büyüklüğü Hallerinde Hukuki İşlem Ehliyetinin Değerlendirmesinde ‘İşleme Esas Sağlık Raporu’ Düzenlenmesi Gerekliliği.” Adli Bilimler Dergisi 2024; 23(2): 7-16.